Ana Sayfa Hesabınız Yazı Ekleyin FAN ART FRP - RPG
J.R.R.Tolkien Kitaplar Galeri Biz Kimiz
Üye ol Üye girişi
Yazı aramak istediğiniz
Sitede 54 ziyaretçi, 0 kullanıcı var.
Oturum Aç
Takma isim

Parola

Henüz bir hesabınız yok mu? Yeni bir tane yaratabilirsiniz. Kayıtlı bir kullanıcı olarak tema yöneticisi, yorum yönetimi ve kendi adınızla yazı girişi gibi imkanlardan faydalanabileceksiniz.

Seçenekler
· Ana Sayfa
· Yazı Gönderin
· İstatistikler
· Bizi Tanıtın
· Forum
· Yükle
· En iyiler
· Linkler
· Hesabınız

YÜZÜKLERİN EFENDİSİ

J.R.R.Tolkien
Hayatı, eserleri, kronoloji, röportaj, resimler...

Kitaplar
Özetler, kapak örnekleri, incelemeler...

Resim Galerisi
Sanatçılara göre sınıflandırılmış 100'lerce resim...




Önceki Yazılar
Mart 21, 2013 - 08:08:57
· Kızıl Yolculuk (1)

Kasım 07, 2012 - 16:17:32
· Bitmemiş Öyküler Çıktı (10)

Kasım 07, 2012 - 16:00:58
· Rohan ve Türk Benzerliği Üzerine (0)

Kasım 07, 2012 - 15:56:46
· Hobbit Fragmanları (0)

Aralık 21, 2011 - 08:18:56
· Hobbit Trailer (0)

Ekim 10, 2011 - 10:09:41
· Orta Dünya Tarihi: Kayıp Yol ve Diğer Yazılar (2) (0)

Haziran 13, 2011 - 10:37:47
· Orta Dünya Tarihi: Kayıp Yol ve Diğer Yazılar (1) (5)

Haziran 13, 2011 - 10:34:53
· Hobbit Vizyon Tarihleri ve Isimleri Açıklandı! (0)

Haziran 13, 2011 - 10:18:39
· Oyun Fikirleri (2)

Aralık 03, 2010 - 08:08:20
· BBC Tolkien röportajı (0)

Kasım 22, 2010 - 11:15:26
· The Hobbit icin Gazete Ilani (2)

Ekim 22, 2010 - 11:31:19
· Hobbit oyuncuları (10)

Ekim 13, 2010 - 09:27:41
· Yüzüklerin Efendisi'nin Sırrı Ne? (2)

Haziran 02, 2010 - 07:54:36
· HOBBİT TEHLİKEDE (4)

Nisan 06, 2010 - 09:13:39
· Muhiddin-i Arabi'nin Eserleriyle Lotr ve Silmirallion'a Bakın (5)

Nisan 06, 2010 - 09:13:33
· Gölgelerin İçinden (0)

Ocak 19, 2010 - 08:58:13
· Born of Hope. LOTR Fan Filmi (11)

Ocak 08, 2010 - 15:45:13
· Hobbit'le İlgili Bazı Sorular (0)

Ocak 08, 2010 - 15:44:59
· Mucizeler Savaşı (6)

Ocak 08, 2010 - 15:44:38
· LOTR Filmlerindeki Sinir Bozucu Sahneler (18)


Eski Yazılar

Hikayeler: Kızıl alev Alwahir-Osgiliath savaşi 2. BÖLÜM
Yayınlanma tarihi Mayıs 01, 2003 - 10:30:40 Gönderen ringmaster

Hikayeler faramir55 göndermiş "Evet arkadaşlar iişte ikinci bölüm kesinlikle heyecanlı bulacaksınız.Bu sefer daha uzun tuttum

***



Üç aydır Osgiliath harabelerindeydiler.Osgiliath,bir zamanların yıldız kulesi yüce Gondor krallığının başkenti zarif Osgiliath .Şimdilerde yalnızca Gondorun uç karakoluydu .Osgiliatha ilk geldiği gün geldi aklına,hikayelerde.şarkılarda dinlerdi yıldız kulesini.Eskinin ihtişamlı günleri gelmişti bir an gözlerinin önüne,gözleri dolmuştu.Şimdilerde Osgiliathın zarafetinden eser yoktu,ork yuvalarına dönmüştü ihtişamlı taş yapılar.Leş gibi bir koku vardı ortalıkta etraf adeta özenle kirletilmiş,etrafa kapaksız göz şekilleri çizilmişti.Heykeller parçalanmış,kafaları koparılmıştı.Osgiliath artık yalnızca bir yıkıntıydı,bir hayalet şehir,leş gibi bir çöplüktü.İnsanlar burayı alıp uç karakolu yaptığından beri bazı şeyleri düzenlemişlerdi ama orkların nefretinin izlerini temizlemek çok

güçtü.Ayrıca Karanlıklar Efendisi de boş durmuyordu.Orklar gruplar halinde saldırılar düzenliyor,nöbetçileri kışkırtıp kaçıyor hatta bazen içlere kadar giriyorlardı.Bu saldırılar genellikle fazla kuvvetli olmuyor çabucak püskürtülüyordu.Son zamanlarda saldırılar sıklaşmıştı.Karanlıklar Efendisi adeta onları sınıyor kuvvetlerini ölçüyordu.Mordordan daha çok duman püskürüyordu son günlerde.İsimsizin gözü üzerlerindeydi bunu hissediyorlardı ama korkmuyordu insanlar.Komutanlarına güvenleri sonsuzdu.Onların peşinden ölüme bile giderdi çoğu.Hükümdar Denethorun oğulları Boromir ve Faramir yönetiyordu birliği ikisinin de cesareti dillere destandı.En umutsuz anlarda bile askerleri ateşlerlerdi.Alwahir ikisi ile de konuşma ve beraber olma şansını yakalamıştı.komutan Boromir Faramirden yaşça büyüktü,uzun boylu,geniş omuzluydu çok kuvvetli bir görünüşü vardı.saçları simsiyah gözleri griydi.Gözlerinde her zaman bir ışık,ışıktan ziyade bir pırıltı vardı.Hiçbir zaman geri adım atmazdı.Savaşta fırtına gibi eser,insan onu yanında savaşırken görünce güvende hissederdi kendini.Uzun ve ağır bir kılıcı vardı.Belinde her zaman boynuzdan yapılma bir boru taşırdı.Faramir ise daha kısa boylu ve zayıftı,gözleri alevle parlamıyordu belki ama onda farklı bir güç vardı.Sakindi kararlarından önce uzun uzun düşünürdü.İnsanları peşinden sürükleyebilecek mükemmel bir komutandı Faramir.İkisi birbirini tamamlıyor diye düşünüyordu Alwahir.Birinin eksiğini diğeri tamamlıyordu.Gondorun böyle komutanları varken hala umut var diye düşünüyordu..

Uyandığında kendini hiç iyi hissetmiyordu.Gece hatırlayamadığı kabuslar görmüştü.Etrafına bakındı yanında yakın arkadaşı Miladris oturmaktaydı.Gondorda doğmuştu Miladris,hiç Gondor sınırları dışına çıkmamıştı.Küçüklüğünden beri bir muhafız olmayı hayallerdi.Yirmi yaşında bu hayali gerçekleşmişti.Osgiliatha yapılan birçok sefere katılmış yiğit bir adamdı.Miladris Alwahirin uyandığını fark etti’’Nasıl iyi uyuyabildin mi bari’’diye sordu.’’Bu günlerde Gondor’da ne kadar iyi uyunabilirse o kadar iyi uyudum dostum yine de sağ ol.Hatırlayamadığım kabuslar gördüm gece boyu’’diye cevap verdi Alwahir.’’Hatırlamasam da dehşeti içimde’’dedi.’’Haydi dostum düşünme bunları bir şeyler yiyelim sonra da beraber dolaşırız.Hala Osgiliathda görülecek bir şeyler kalmıştır kanaatimce’’dedi Miladris.Bunun üzerine iki arkadaş yemek yemeye ayrıldılar.Yemekte kurumuş et,bayatlamış ekmek,biraz peynir ve bira vardı.Alwahir için iyi bir yemekti bu,daha iyisine alışkın değildi.Miladrisin ise yüzünde bir bıkkınlık vardı günlerdir benzer şeyler yemekten sıkılmıştı.Gondorun güzel günlerindeki mükellef sofraları özlüyordu.Yemekten sonra yıkıntılar arasında dolaşmaya başladılar.Miladris uzak diyarların hikayelerini dinlemeye bayılırdı.Hep merak ederdi batı halklarını.Gözlerini batıya çevirir ufka dalar giderdi.Alwahir de uzun uzun anlatırdı gezip gördüklerini.Çok dolaşmıştı Alwahir,çok diyarlar görmüştü.Cüceler,Hobbitler hatta Elfler tanırdı onu.Elfleri uzun uzun anlatırdı.Miladris de en çok elfleri anlatmasını isterdi zaten.Küçüklüğünden beri dinlerdi zarif halkla ilgili hikayeleri lakin hiçbir elf görmemişti.Zaten elfler ile insanlar arasındaki münasebet sürekli azalıyordu.Gondorda bir elf görülmeyeli çok uzun zaman olmuştu.Bu konuşmalarla vakit öğleni bulmuştu.miladrisin öğleden sonra doğu sınırındaki nöbetine gitmesi gerekiyordu.Güneş tepedeyken ayrıldılar.’’İyi nöbetler dostum’’dedi Alwahir.’’Eski savaşçıların ruhları yanında olsun’’.Bunun üzerine Alwahir atların bulunduğu bölüme yöneldi.Kafasını kaldırıp güneşe baktı,güneş batıya yönelmişti.’’tıpkı umutlar gibi’’ diye düşündü.’’Acaba gün ışığı ne zaman tekrar doğuya yönelecek?...Atını uzun zamandır görememişti.Vardığında atın iyi durumda olduğunu gördü.Atın adı Keskin Rüzgardı.Rohan yurdunda yetiştirilmişti.Tüyleri parlak kahverengiydi,boynunun altında karnına doğru uzanan büyük beyaz bir leke vardı.Görenler bu lekeyi bir ejderha silüetine benzetirlerdi.Yeleleri uzundu uçlara doğru sararmıştı.İri bir hayvandı.Soylu bir at olduğu anlaşılıyordu.Atını severdi,Keskinrüzgarda ona bağlıydı.Uzun seyahatlerinde onunla arkadaşlık etmiş,onunla dertleşmişti.At onu gördüğünde uzun bir kişnemeyle selamladı.Keskinrüzgarı ona orklar üzerine yapılan bir seferden sonra Rohan komutanı prens Théodred hediye etmişti.Beraber at sürmüşlerdi,beraber dökmüşlerdi kanlarını.Engin Rohan çayırları geldi birden aklına,bitmez tükenmez yeşil bir deniz gibi uzanan güzel çayırlar.Orada olmak çayırlarda at sürmek istedi bir an.Miladristen ayrılalı bir saat olmuştu.Onunda nöbet yerine gitme saati gelmişti.



Saatlerdir nöbetteydi.Gördüğü kabusları düşünüyordu.Nedenini bilmediği bir sıkıntı içerisindeydi.Çevresindeki askerlerde de bir sıkıntı olduğunu farketmişti.Havada ne bir kuş nede rüzgarın sesi vardı.Dünyanın bu kısmı unutulmuş kuruyup ,ölüp gitmişti adeta.Güneş yavaş yavaş kayboluyordu.Gökyüzü hafif bir kızıllığa boyanmıştı.Orta dünyanın başka bir kısmında olsaydı bu manzaranın tadını çıkarırdı ama Mordorun gölgesinde iken değil.Aniden uzaklardan gelen sesler duymaya başladılar.Ne olduklarını anlayamadıkları kesik boğuk seslerdi bunlar.İlerde doğu kısmında hafif ışıklar ve göz kırpan alevler görünüyordu.Yine bir grup orkun saldırısıdır diye düşündüler.Şehir merkezinde her zaman hazır birlikler vardı.Bu birlikler saldırının geldiği tarafa çabuk kaydırılıyor ve destek sağlanıyordu.Zaten orklar sağlam saldırılar düzenleyemiyorlardı.Bunları düşünerek seslerin az sonra kesileceğini umdular.fakat sesler kesilmiyordu.Üstelik alevlerde artmıştı.Askerler huzursuzlanıyor ve o yöne gitmek istiyorlardı ama aksi bir emir gelmedikçe nöbet yerinden ayrılmak Gondor yasalarına göre yasaktı.nihayet bir süre sonra bir atlı geldi aceleyle.Soluk soluğa konuşmaya başladı.’’Komutan Boromir herkesin en çabuk şekilde merkezde toplanmasını istiyor.Orklar çok kalabalık yanlarında troller ve dev savaş makineleri var.Merkezdeki hazır birlikleri doğu tarafına kaydırdık ama fazla dayanmazlar.Merkezde son bir savunma hattı kurmayı planlıyoruz.O anda Alwahirin aklına Miladris geldi.O da doğuda nöbetteydi ona ne olmuştu?Tam durumla ilgili birşeyler soracaktı ki atlı dört nala şehrin merkezine yöneldi.Giderken de ekledi’’Acele edin zira geldiğinizde hiçbir şey bulamayabilirsiniz.orklardan başka....’’Askerler hızla toparlandılar ve harekete geçtiler.Fazla uzun olmayan ama muhafızlara günler sürmüş gibi gelen yolculuğun sonunda merkeze vardılar.Askerlerin hemen hepsi oradaydı.Büyük bir çember oluşturmuşlardı.Ortada Boromir ve Faramir bir şeyler tartışıyordu.Yüzlerindeki tedirginlik kolayca okunabiliyordu.çabucak bir plan kurulmuştu.Basit ama etkili olabilecek bir plandı bu.Okçular-ki Gondorlular ok atma konusunda genelde iyiydiler-merkezden doğuya doğru yıkıntılar arasına gizleneceklerdi.Doğu setini aşan düşman hızla merkeze yönelecek,burada Gondor birliği ile karşılaşacaktı.Ardından okçular yerlerinden çıkacak ve düşman kıskaca alınmış olacaktı.Plan anlatıldıktan sonra aniden Boromir masanın üzerine çıktı,kılıcını çekti ve gür sesiyle konuşmaya başladı.’’Selam size Gondorun yiğit insanları bir kez daha vatanımızı ve kendimizi savunma vakti geldi.O kimsenin ona karşı koyamayacağını,karanlığının tüm dünyayı kimseden çekinmeden saracağını zannediyor.Onu bu gece buradab yanıltacağız.Tüm Osgiliath ork leşleri ile dolmadan bizim olanı bizden alamazlar.Karanlığa ışıkla savurun kılıçlarınızı.Üzerinde yıldızların dansettiği Osgiliath adına,Minas Tirith adına,onur adına ve Gondor adına!!!’’Sesi tüm Osgiliath duvarlarında yankılandı.Hep bir ağızdan bağırdı Gondorlu askerler.GONDOR ADINA!!GONDOR ADINA!!ve hepsi birden çekti kılıçlarını meşalelerin ışıkları parlak kılıçlarında dans ediyordu.O an Gondorun bir avuç muhafızı kadim günlerin devasa ordularından bir kesit gibiydi adeta. Herkez sustuğunda aniden dörtnala gelen atlıların sesleri duyuldu.Bunlar doğuya gönderilen destek birliğinin küçük bir bölümüydü.Düşmanın çok kalabalık olduğunu ve doğudaki savunmanın çöktüğünü bildiriyorlardı.Atlıların bir kısmı hemen yanlarına gelmişti,diğer sağ kalanlarise şehire yayılmıştı sokaklarda savaşmaya devam ediyorlardı.Alwahir Miladrisin de onların arasında olmasını diledi ama bunu düşünmeye zaman yoktu.Askerler çabucak savaş pozisyonu aldılar.Alwahir etrafına bakındı,okçular hayal meyal görülüyordu.Gerçekten iyi gizlenmişlerdi.Birliğin sağ yanında Boromir,sol yanında Faramir bulunuyordu.Alwahir Ankharı kınından çıkardı.kabzanın üzerindaki kısım al bir alevle açık açık parlıyordu artık.Orklar yakındaydı.Kulakları tırmalayan ork borularının çığlıkarı iyice yaklaşmıştı.Sonra demir ayakkabıların yerleri dövme ritmi duyulmaya başlandı,ölümü haber veren bir ritimdi adeta bu ve çok geçmeden alevlerin arasında hayal meyal görülmeye başlandı mordorun birliği.Başta şiddetli bir ok yağmuru beklediklerinden önde dev kalkanları olan orklar vardı.Onların ardında da dev trol birliği.Askerlere yüz metre kala durdular.Bekledikleri ok saldırısını görmemek onları daha da cesaretlendirmişti.içlerinde iri olanlarından ve muhtemelen komutanları olan bir uruk yüksek bir kayaya tırmandı .bilmedikleri kadim Mordor lisanında birşeyler söyledi Sanki karanlık artmış,meşalelerin ışığı bir an için kararmış gibi gelmişti Alwahire.Bu nidanın ardından Mordor ucubeleri de bağırmaya,palalarını kaldırarak haykırmaya başladılar.Hızla koşuyorlardı Gondor ordusunun üzerine.Askerlerde hiçbir kımıldama yoktu.sadece düşmana bakıyorlardı ve birden Faramirin sesi duyuldu ''Kılıçlarınızı hazırlayın!!''dedi.Şimşek gibi çıktı kılıçlar kınlardan.Düşman iyice yaklaşmıştı.Artık gözlerini görebiliyorlardı Mordor uşaklarının...

Muazzam bir gürültüyle çarpıştılar.Kılıçlardan çıkan kıvılcımlar yıldızlar gibi ışıldıyordu gecenin içinde.Alwahir ilk çarpışmada iki tanesini yere sermişti.Ankharın kızıl alevle parıldayan dehşeti korkunçtu.Sadece Alwahirin değil diğer Godor askerlerinin de kılıç hünerleri gayet iyiydi.ön sıradaki orklar çabucak yere serildiler ama troller kılıç hüneriyle kolay kolay yıkılmıyorlardı.Ara ara savunma hattında gedikle açıyorlar fakat düşen askerin yerini hemen bir diğeri alıyordu.İlk çarpışmada fazla kayıp vermemişlerdi ama düşmanın sayısı hala onlarınkinden fazlaydı.savaş Mordor lehindeydi.Artık zaferin kendilerinin olacağına iyice inanan orklar düşmanı bir an önce yoketmek,parçalamak istiyorlardıDaha pervasızca saldırmaya başladılar.Tam o anda müthiş bir gürültüyle bir boru sesi duyuldu.Boromirin borusuydu bu.uzun uzun üfledi borusunu Denethor oğlu Boromir.Sesi gecenin için yankılandı.Orkların yüreklerine korku düştü.Borunun ardından Faramir bağırdı''Okçular şimdi!''dedi ve Gondor lisaninda Alwahirin anlayamadığı bir şeyler söyledi.Bu sözler askerleri adeta ateşledi.Müthiş bir şiddetle savurdular kılıçlarını.Okçular yerlerinden çıktılar ve ork saflarının gerilerine yağdırdılar oklarını.Şaşkına dönen orklar nereden geldiğini anlayamadığı oklarla can vermeye başladılar.askerlerin dehşetinden kaçmaya çalışanlar arkadaşlarının leşlerine takılıyor,düşüyor ya bir oka ya da bir kılıç darbesine kurban gidiyordu.Orkların çoğu ölmüştü,bir kısmı da kaçmaya çalışıyordu.fakat hala çarpışacak cesarette ve güçte orklar vardı.Üstelik trollerin de hepsi ölmemişti.Alwahir birden üzerine gelen bir trolü gördü.Elinde uzuun.dev bir topuz tutuyordu.Öldürmek için savurdu topozunu Alwahirin üzeirne.Fakat Alwahir çok usta bir savaşçıydı,çok savaşlarda bulunmuştu.Kolay kolay alt olmazdı kalın kafalı bir trole-hele hele alt olmak ölüm demekse-Nitekim çevik bir hareketle darbeden sıyrıldı ve kılıcı ile trolün kolunu kopardı.Trol acıdan biraz durakladı ama kuvveti hala yerindeydi.Sağlam eli ile topuzunu kaptı ve çektiği acının etkisiyle delice savurmaya başladı.Alwahir bir topuz darbesinden daha sıyrıldı.Trol boşa salladığı darbenin ardından dengesini kaybetti.Alwahir bunu fırsat bilip hemen arkasına geçti,trolün sırtına sıçradı ve tasmasından tutundu,ayaklarını beline dayadı.Trol onu sırtından atmak için debeleniyor,sağa sola koşuşturuyordu sonra Alwahir Ankharı sağ eline aldı,trolün sırtına sapladı ve çevirdi.Yaratık acı ile inledi,yaradan oluk oluk pis kokulu bir kan fışkırıyordu.Alwahir tekrar yere sıçradı.Trol şaşılacak şekilde halen ayaktaydı ve topuzunu şuursuzca sallıyordu.Sonunda sırtına yediği iki okla böğürerek yere serildi.Alwahir yorgunlukla Ankhar'a dayandı ve etrafına bakındı.Tüm Mordor birliği yokedilmişti,savaş bitmiş,zafer Gondorun olmuştu.Tabi ki kısa bir süre için...

"

 
Oturum Aç
Takma isim

Parola

Henüz bir hesabınız yok mu? Yeni bir tane yaratabilirsiniz. Kayıtlı bir kullanıcı olarak tema yöneticisi, yorum yönetimi ve kendi adınızla yazı girişi gibi imkanlardan faydalanabileceksiniz.

İlgili Linkler
· Hikayeler Hakkında
· Yayınlayan Editör: ringmaster
· Ana Sayfa


Hikayeler Hakkında en çok okunan :
Gölgelerin İçinden


Yazıcı Dostu Sayfa  Bu Yazıyı bir Arkadaşınıza Gönderin

"Hikayeler: Kızıl alev Alwahir-Osgiliath savaşi 2. BÖLÜM" | Oturum Aç/Yeni Hesap Yarat | 6 yorum
Puan
Yorumlar gönderene aittir. İçeriğinden hiçbir şekilde site ve site yönetimi sorumlu tutulamaz.
Re: Kızıl alev Alwahir-Osgiliath savaşi 2. BÖLÜM (Puan: 1)
Gönderen s_manwe Tarih: Mayıs 02, 2003 - 11:35:03
(Kullanıcı Bilgisi | Mesaj Gönder)
bu yazıya ilk yorumu göndermek te bana kısametmiş..
selam dostum bu mükemmel olmuş..
bu kadarını beklemiyorum..
yüzüklerin efendisindeki savaş bölümlerini okurken yaşadığım heyecenı yeniden yaşattın..
inan çok mutlu ettin beni..
inşallah bu hikayenin devamı vardır..
bu kadarda bırakırsan hevesimiz kursağımızda kalır..
bu arada aklıma geldi..
Alwahir'in babasının isminde hala o sorun var demek..
olsun çok güzeldi..
devamını sabırsızlıkla bekliyorum..


[ Anonim kullanıcı iseniz, lütfen kayıt olun ]

Re: Kızıl alev Alwahir-Osgiliath savaşi 2. BÖLÜM (Puan: 1)
Gönderen faramir55 Tarih: Mayıs 04, 2003 - 15:09:13
(Kullanıcı Bilgisi | Mesaj Gönder)
tabi ki devamı var dostum.Savaş daha çok sürüyor ama yazmaya eriniyorum.neyse yazarsam göndereceğim.bayaa war daha yani


[ Anonim kullanıcı iseniz, lütfen kayıt olun ]

Re: Kızıl alev Alwahir-Osgiliath savaşi 2. BÖLÜM (Puan: 1)
Gönderen Turk_Tolkien Tarih: Mayıs 04, 2003 - 16:00:40
(Kullanıcı Bilgisi | Mesaj Gönder)
Tebrikler arkadaşım. Güzel yazıyosun destekliyorum seni. Umarım yazmayı benim kadar ciddi düşünüyosundur, yani yazmayı zevkten öte bi yaşam tarzı olarak. Devam et, sakın vazgeçme yazmaktan. Hadi kolay gelsin.


[ Anonim kullanıcı iseniz, lütfen kayıt olun ]

Re: Kızıl alev Alwahir-Osgiliath savaşi 2. BÖLÜM (Puan: 1)
Gönderen WindRider_of_Arnor Tarih: Mayıs 04, 2003 - 19:12:12
(Kullanıcı Bilgisi | Mesaj Gönder)
Başlamamla bitirmem bir oldu diyebilirim. gerçekten muhteşem olmuş. devamını sabırsızlıkla bekliyorumm...


[ Anonim kullanıcı iseniz, lütfen kayıt olun ]

Re: Kızıl alev Alwahir-Osgiliath savaşi 2. BÖLÜM (Puan: 1)
Gönderen weliahtofaragorn Tarih: Mayıs 05, 2003 - 19:55:56
(Kullanıcı Bilgisi | Mesaj Gönder)
slm be faramir 55 bu seferde çok güzel döktürmüşsün ne diyim helal olsun benim de iştahımı kabartın hani en kısa zaman da benim de yazımı bekle
şimdilik byee
gerçekten süper olmuş savaşasım geldi


[ Anonim kullanıcı iseniz, lütfen kayıt olun ]

Re: Kızıl alev Alwahir-Osgiliath savaşi 2. BÖLÜM (Puan: 1)
Gönderen Gondorian_Flame Tarih: Mayıs 06, 2003 - 17:04:37
(Kullanıcı Bilgisi | Mesaj Gönder)
Tam da tahmin ettiğim gibi harika girişin ardından yazı da aynı şekilde harika geldi. Konu bakımından Tolkien in hikayesiyle tam bir uyum içinde ve özellikle Boromir ve Faramir karakterlerinin tasvirleri de onların Tolkien tarafından çizilen portreleriyle bire bir. Gerek tasvir ve gerekse gösterdikleri davranışlar ve konuşmalar açısından karakterler mükemmel anlatılmış.


[ Anonim kullanıcı iseniz, lütfen kayıt olun ]

Bu site filmin, kitapların, veya yazarın resmi sitesi değildir.Tamamen Türk yüzük dostları tarafından hazırlanan konu odaklı bilgi, haber, düşünce ve materyal paylaşımını amaçlayan bir fan sitesidir.
Sayfada yer alanlar ancak izin alınarak ve kaynak gösterilerek kullanılabilir.
Lord of The Rings - Turkish Fan Site
yuzuklerinefendisi.com / 2001 - 2012