Ana Sayfa Hesabınız Yazı Ekleyin FAN ART FRP - RPG
J.R.R.Tolkien Kitaplar Galeri Biz Kimiz
Üye ol Üye girişi
Yazı aramak istediğiniz
Sitede 7 ziyaretçi, 0 kullanıcı var.
Oturum Aç
Takma isim

Parola

Henüz bir hesabınız yok mu? Yeni bir tane yaratabilirsiniz. Kayıtlı bir kullanıcı olarak tema yöneticisi, yorum yönetimi ve kendi adınızla yazı girişi gibi imkanlardan faydalanabileceksiniz.

Seçenekler
· Ana Sayfa
· Yazı Gönderin
· İstatistikler
· Bizi Tanıtın
· Forum
· Yükle
· En iyiler
· Linkler
· Hesabınız

YÜZÜKLERİN EFENDİSİ

J.R.R.Tolkien
Hayatı, eserleri, kronoloji, röportaj, resimler...

Kitaplar
Özetler, kapak örnekleri, incelemeler...

Resim Galerisi
Sanatçılara göre sınıflandırılmış 100'lerce resim...




Önceki Yazılar
Mart 21, 2013 - 08:08:57
· Kızıl Yolculuk (1)

Kasım 07, 2012 - 16:17:32
· Bitmemiş Öyküler Çıktı (10)

Kasım 07, 2012 - 16:00:58
· Rohan ve Türk Benzerliği Üzerine (0)

Kasım 07, 2012 - 15:56:46
· Hobbit Fragmanları (0)

Aralık 21, 2011 - 08:18:56
· Hobbit Trailer (0)

Ekim 10, 2011 - 10:09:41
· Orta Dünya Tarihi: Kayıp Yol ve Diğer Yazılar (2) (0)

Haziran 13, 2011 - 10:37:47
· Orta Dünya Tarihi: Kayıp Yol ve Diğer Yazılar (1) (5)

Haziran 13, 2011 - 10:34:53
· Hobbit Vizyon Tarihleri ve Isimleri Açıklandı! (0)

Haziran 13, 2011 - 10:18:39
· Oyun Fikirleri (2)

Aralık 03, 2010 - 08:08:20
· BBC Tolkien röportajı (0)

Kasım 22, 2010 - 11:15:26
· The Hobbit icin Gazete Ilani (2)

Ekim 22, 2010 - 11:31:19
· Hobbit oyuncuları (10)

Ekim 13, 2010 - 09:27:41
· Yüzüklerin Efendisi'nin Sırrı Ne? (2)

Haziran 02, 2010 - 07:54:36
· HOBBİT TEHLİKEDE (4)

Nisan 06, 2010 - 09:13:39
· Muhiddin-i Arabi'nin Eserleriyle Lotr ve Silmirallion'a Bakın (5)

Nisan 06, 2010 - 09:13:33
· Gölgelerin İçinden (0)

Ocak 19, 2010 - 08:58:13
· Born of Hope. LOTR Fan Filmi (11)

Ocak 08, 2010 - 15:45:13
· Hobbit'le İlgili Bazı Sorular (0)

Ocak 08, 2010 - 15:44:59
· Mucizeler Savaşı (6)

Ocak 08, 2010 - 15:44:38
· LOTR Filmlerindeki Sinir Bozucu Sahneler (18)


Eski Yazılar

Bitmemiş Öyküler: Istari Hakkında - 1
Yayınlanma tarihi Haziran 17, 2005 - 14:07:45 Gönderen iarwainbenadar

Bitmemiş Öyküler Çevirileri. Zaman_Gezgini göndermiş "Istari hakkındaki tam izahat 1954’de yazıldı. Şimdi tam olarak verdiğim bu izahata sonradan “Istari hakkında makale” adıyla değineceğim.

Büyücü, Quenya istar (Sindarin ithron) kelimesinin tercümesidir: Dünya tarihi ve tabiatı hakkında seçkin bilgiye sahip olan, bu bilgilerini ortaya koyan ve “divan”ın (onların isimlendirdikleri şekilde) üyelerinden her biri. Büyücü tercümesi çok doğru sayılmayabilir; çünkü Heren Istarion yada Büyücüler Divanı sadece Üçüncü Çağ’a mahsustu, sonra Orta Dünya’dan ayrıldılar. Elrond, Cirdan ve Galadriel hariç onların nereden geldiklerin keşfeden yoktu. Ayrıca Büyücüler Divanı daha sonraki efsanelerde anlatılan “büyücüler” ve “sihirbazlar”dan farklıydılar.


İnsanlar (önceleri), kendileriyle ilişkilerde bulunan bu kimselerin uzun ve gizli çalışmalar sonucu ilim, irfan sahibi haline gelmiş başka İnsanlar olduklarını düşünüyorlardı. Orta Dünya’da ilk defa Üçüncü Çağ’ın 1000. yılında gözüktüler. Başta basit bir kılıktaydılar; insanlar gibi yaşlıydılar fakat bedenen dinçtiler. Güçlerini ve gayelerini açığa vurmadan yolcular ve gezginler gibi dolaşarak Orta Dünya ve üzerinde yaşayan her şey hakkında bilgi ediniyorlardı. İnsanlar onları pek seyrek görüyor ve önemsemiyorlardı. Lakin Sauron’un gölgesi büyümeye ve yeniden şekillenmeye başladığında daha faal hale geldiler. Sauron’un gölgesinin büyümesini engellemeye, Elfler ve İnsanlar’ı tehlikeden haberdar etmeye çalıştılar. Daha sonra gelişleri, gidişleri, bir çok meseleye müdahale edişleri insanlar arasında söylentiler yayılmasına yol açtı. İnsanlar fark ettiler ki babaları, kendileri ve hatta oğulları dünyadan göçüp giderken onlar hiç ölmüyor hep aynı kalıyorlardı (yalnızca bir dereceye kadar yaşlanmış gözüküyorlardı). İnsanlar onları sevmelerine, Elf ırkından saymalarına rağmen (ve aslında onlarla arkadaşlık ederlerdi sık sık) onlardan korkarak büyüdüler.

Lakin onlar elf değillerdi; çünkü Uzak Batı’dan geliyorlardı ancak bu yalnızca Üçüncü Yüzük’ün Koruyucusu ve Gri Limanlar’ın efendisi Cirdan tarafından biliniyordu. Zira o Istari’nin Orta Dünya’nın batı kıyısına varışlarını görmüştü. Orta Dünya’nın idaresi hakkında hala istişare eden ve Sauron’un gölgesi büyümeye başladığında ona karşı koymaya girişen Batı’nın Efendileri’nin yani Valar’ın temsilcileriydiler. Eru’nun izniyle kendi yüce ırklarından üyeler gönderdiler; ancak bunlar insan şekline bürünmüşlerdi. Gerçek insan gibiydiler; dünyanın korkularına, acılarına, yorgunluklarına maruzlardı. Acıkabilir, susayabilir ve katledilebilirlerdi; fakat asil ruhları sayesinde ölmezler ve ancak uzun yılların endişeleri, üzüntüleri ve sıkıntılarıyla yaşlanırlardı. Böylece Valar eski hatalarını düzeltmek arzusuyla temsilcilerini, haşmetlerini açığa vurmayı ve İnsanlarla Elflerin iradelerini güç kullanarak idare etmelerini yasaklayarak gönderdi. Çünkü Valar’ın bütün güçlerini ve ihtişamlarını sergileyerek Eldar’ı korumaya ve kanatları altına almaya tenezzül etmeleri büyük bir hata olmuştu. Zayıf ve aciz görünümünde gelerek Istari, İnsanlar ve Elfleri iyiye ikna etmeye uğraşacak, Sauron’un tekrar gelmesi halinde onun nasıl hakimiyet kurmaya, bozgunculuğa çabalayacağını anlatarak onları sevgi ve anlayışla Sauron’a karşı birleştirmeye çalışacaktı.

Bu Tarikat’ın üyelerinin sayısı belli değildir; ancak en fazla umut bulunan Orta Dünya’nın Kuzeyi’ne (çünkü Dunedain ve Eldar’ın kalanları burada yaşıyorlardı) gelen reisleri beş taneydi. İlk gelen, asil görünüşlü, kuzguni saçlı, güzel sesli ve beyazlar giyinmiş biriydi. El işlerinde büyük hüner sahibiydi. Hemen hemen herkes hatta Eldar bile onu Tarikatı’ın başı olarak görmüştü (1) . Diğerlerinin ikisi deniz mavisi biri toprak rengi giyinmişti. Son gelen, diğerlerinin sonuncusu ve en kısa boylusu olarak gözüken, daha yaşlı, gri saçlı, grilere bürünmüş ve bir asaya dayanarak yürüyen biriydi. Ama Cirdan Gri Limanlar’daki ilk karşılaşmalarında onu sezmiş ve hürmet ederek kendi muhafazasındaki Üçüncü Yüzük’ü Kırmızı Narya’yı ona vermişti.

“Zira” demişti “pek çok iş ve tehlike yatıyor önünüzde. Vazifeniz çok mühim ve yorucu; bu sebepten Yüzük’ü yardımcı ve destek olması için al. Bana gizli tutmam için emanet edilmişti; lakin burada Batı Kıyıları’nda lüzumsuz. Zannediyorum ki gelecek günlerde, onu bütün gönüllerin cesaretle tutuşması için kullanabilecek ve benimkinden daha asil olan ellerde olması gerekiyor.” (2) Gri Elçi Yüzük’ü aldı ve hep gizli tuttu; ancak Ak Elçi (bütün sırları açığa çıkarma hünerine sahipti) bir süre sonra bu hediyenin fakına vardı ve kıskandı. Bu, Gri’ye olan daha sonra açıkça göstereceği; ama şimdilik sakladığı kininin başlangıcıydı.

Ak Elçi sonraki günlerde Elfler arasında Curunír, Hüner Adamı olarak anılmaya başladı. Seyahatlerinin sonunda Gondor ülkesine gelip yerleştikten sonra Kuzey İnsanları’nın dilinde Saruman olarak anıldı. Curunír ile Doğu’ya geçtikleri için Batı’da Maviler hakkında pek fazla şey bilinmiyordu ve Ithryn Luin, Mavi Büyücüler haricinde isimleri yoktu. Doğu’dan hiç dönmediler. Orada kalıp kalmadıkları, hangi amaç için gönderildikleri, ölüp ölmedikleri yada Sauron tarafından tuzağa düşürülüp de onun uşakları haline gelip gelmedikleri bilinmemektedir.(3) Yine de bunların herhangi birinin olması imkânsız değildir; çünkü Orta Dünya yaratıklarının suretindeydiler ve her ne kadar tuhaf gözükse de Elflerle İnsanlar gibi amaçlarından şaşabilirler, iyinin gücü için yaptıkları arayışı unutabilirler ve kötülük yapabilirlerdi.

Şüphesiz buraya ait olan ayrı bir paragraf:

Çünkü vücuda gelmiş Istari’nin bir çok şeyi tecrübeyle tekrar öğrenmesi gerekiyordu. Nereden geldiklerini biliyorlardı; fakat Kutlu Diyarlar’ın hatırası uzak bir görüntüden ibaretti. Vazifelerine sadık kaldıkları müddetçe ziyadesiyle hasretini çektikleri bir ülkenin görüntüsü. Bu sayede sürgünün yarattığı ıstıraba ve Sauron’un aldatmacalarına katlanarak kendi hür iradeleriyle o zamanın kötülüklerini düzeltebilirlerdi.

Gerçekten de bütün Istari içinde yalnızca biri sadık kaldı ve bu son gelendi. Dördüncü olan Radagast Elfler ve İnsanlar’dan vazgeçip Orta Dünya’da yaşayan hayvanların ve kuşların sevdasına düşerek günlerini vahşi yaratıklar arasında geçirdi. İsmini (eski Numenor dilinde “hayvanların bakıcısı” anlamına geliyordu) de işte bu yüzden aldı.(4) Curunír’Lân, Ak Saruman ise ayrıldı; kibirli ve sabırsız hale gelip güç sevdasına düşerek Sauron’un iradesine zorla sahip olmaya ve onu defetmeye çalıştı. Ancak kendisinden daha kuvvetli olan o karanlık ruh tarafından tuzağa düşürüldü.

Son gelen Elfler arasında Mithrandir, Gri Seyyah [not: Metis’de “hacı” olarak çevrilmiş “pilgrim” kelimesini “seyyah” olarak tercüme etmeyi tercih ettim; çünkü bu şekilde ismin anlamı bu bölümdeki açıklamalara daha uygun oluyor] olarak adlandırılmıştı; çünkü belli bir yerde yaşamıyor, ne mal ne de takipçi topluyordu. Hep Batıili’nde Gondor’dan Angmar’a, Lindon’dan Lórien’e, öteden beriye gidiyor, ihtiyaç zamanlarında bütün halklarla dostluklar kuruyordu. Gayretli ve arzulu bir ruhu vardı (ve bunlar yüzük Narya ile çoğalmıştı); çünkü o Sauron’un düşmanıydı. Mahvedici ve harap edici ateşe, tutuşturucu bir ateşle karşı geliyordu. Solgun bir ümit ve kederle yardıma koşuyordu; ama aynı zamanda çoşkusu, kıvrak öfkesi kül rengi bir pelerinin ardında duruyordu. Öyle ki sadece onu çok iyi tanıyanlar içindeki bu kavurucu alevi fark edebilirlerdi. Neşeli olabilirdi, genç ve basit olanlara da nazik. Bunun yanında sivri dil gerektiren zamanlarda ve budalalıklara karşı pek çabuktu. Ama o ne kibirliydi ne de övgü peşinde; bu yüzden kendileri de kibirli olmayanlar arasında çok sevilirdi. Çoğunlukla yorulmaksızın yayan ve bir asaya dayanarak seyahat ederdi. Bu sebeptendir ki Kuzey’in İnsanları ona Gandalf yani “Asa’nın Elfi” derlerdi. Çünkü (yanlış da olsa) onu Elf türünden sayıyorlardı; zira pek çok zaman elflerin kerametleriyle ilgili çalışır, özellikle de ateşin güzelliğine hayranlık duyardı. Yine de işlediği, meydana getirdiği bu harikalar neşe ve zevk içindi. Kimsenin ona hayranlıkla bakmasını veya tavsiyelerini korku içinde dinlemesini arzu etmezdi.

Başka bir yerde; Sauron’un tekrar ortaya çıkmasıyla birlikte Gandalf’ın da kendi güçlerinin bir kısmını ifşa ederek ona karşı direnişin başı oluşu ve direnişin muzaffer oluşu – ki aslında Tek’in altındaki Valar’ın tasarladığı bütün ihtiyati unsurlar ve emek sayesinde olmuştu – anlatılmaktadır. Buna rağmen denir ki yapması için gönderildiği vazifenin sonlarında çok acı çekmiş ve hatta katledilmiştir; ancak bir süreliğine ölümden geri gönderilmiş, aklara bürünmüş ve parlak bir alev olmuştur (ama büyük ihtiyaç olmadıkça bunu gizlemiştir). Her şey sona erip Sauron’un gölgesi yok edildiğinde bir daha geri dönmemek üzere Deniz’e açıldı. Curunír ise tamamen yıkılmış, bütün gücü yok edilmiş bir haldeyken, ezilmiş kölesinin eliyle yok olmuş ve ruhu da mahkûm olduğu yere gitmiş ve bir daha ne öylece ne de bir vücuda kavuşmuş halde Orta Dünya’ya gelmiştir.

Yüzüklerin Efendisi’nde Istari hakkındaki tek genel bilgi Ek B’deki Üçüncü Çağ’ın Yıllarının Öyküsü’ndeki başnotta bulunmaktadır:

1000 yıl geçtikten ve Büyük Yeşil Orman’a ilk gölge düştükten sonra Istari yada Büyücüler Orta Dünya’da gözüktüler. Uzak Batı’dan geldikleri, Sauron’un gücüyle mücadele edecek elçiler oldukları ve ona karşı direnme iradesi olanları birleştirecekleri söylendi. Fakat onun gücüne güçle karşılık vermeleri ve Elflerle İnsanları korku yada zorla etkilemeleri yasaklanmıştı.

Bu sebepten, hiç genç olmamalarına ve çok yavaş yaşlanmalarına, birçok el ve zihin hünerine sahip olmalarına rağmen insan görünümünde geldiler. Pek az kişiye gerçek isimlerini açıkladılar ve onlar yerine kendilerine verilmiş isimleri kullandılar. Bu tarikatın en yüce iki üyesi (toplamda beş kişi oldukları söyleniyordu) Eldar tarafından Curunír “Hüner Adamı” ve Mithrandir “Gri Seyyah” olarak adlandırılırken, Kuzey’in İnsanları onlara Saruman ve Gandalf diyorlardı. Curunír sık sık Doğu’ya seyahat etti; ancak sonunda Isengard’da yaşamaya başladı. Mithrandir Eldarla en yakın dostluğu kurmuştu. Çoğunlukla Batı’da dolandı ve hiçbir zaman kendine kalıcı bir mesken bulmadı.

Burada, Gandalf Gri Limanlar’a ilk geldiğinde Cirdan’ın ona Kırmızı Yüzük’ü verdiğinin (çünkü Cirdan Orta Dünya’daki herkesten daha ilerisini ve derini görürdü) anlatıldığı Elflerin Üç Yüzüğü’nün Koruyuculuğu açıklaması verilmektedir.

Istari üzerine makale onlar üzerine ve kökleri hakkında Yüzüklerin Efendisi’nde olmayan şeyleri söylemektedir (ve ayrıca Valar hakkında bazı tesadüfi noktalar, onların Orta Dünya üzerine devam eden alakalarını ve burada tartışılmayacak olan kadim bir hatalarını hatırasını içermektedir). En dikkate değer şeyler; Istari’nin “kendi yüksek ırklarının üyeleri” (Valar ırkının) olarak anlatılması ve fiziksel şekil almaları hakkındaki ifadeler.(5) Ayrıca Istari’nin Orta Dünya’ya gelişinin farklı zamanlarda olması, Cirdan’ın Gandalf’ı içlerinde en yüce olarak görmesi, Saruman’ın Gandalf’ın Kırmızı Yüzük’e sahip olduğunu bilmesi, kıskançlığı, Radagast hakkında edinilen fikir, onun görevine sadık kalmayışı, Sarumanla Doğu’ya geçen ama onun aksine hiç geri dönmeyen diğer iki isimsiz “Mavi Büyücü”, Istari tarikatının üyelerinin sayısı (bilinmediği ama Orta Dünya’nın Kuzeyi’ne gelen reislerinin beş tane olduğu yazıyor), Gandalf ve Radagast’ın isimlerinin açıklaması ve Sindarin ithron çoğul ithryn kelimeleri dikkate değer diğer kısımlar.

Güç Yüzüklerine Dair’de Istari ile kısım Yüzüklerin Efendisi Ek B’deki ifadeye çok benzemektedir; ama Istari hakkında makaleyle örtüşen fazladan bir ifade vardır:


Curunír en yaşlı ve ilk gelendi; ardından Mithrandir ve Radagast geldi ve Orta Dünya’nın Doğusu’na giden diğer Istari ama onlar bu hikayelerin konusu değillerdir.

Istari ile ilgili kalan yazılar maalesef çoğunlukla okunaksız karalamalardan başka şeyler değil. Ancak aceleyle çizittirilmiş kısa bir hikaye taslağı mevcut. Bu taslakta, Orta Dünya’ya üç elçi gönderme kararıyla sonuçlanan ve Manwë tarafından çağrılmış (kim bilir belki danışmak için Eru’yu da davet etmişti) Valar divanı anlatılmaktadır. “Kim gidebilir? Kudretli ve Sauron’a denk olmalılar; lakin kudretlerinden feragat etmeliler. Ete ve kemiğe bürünmeliler ki Elfler ve İnsanlarla eşit olup onların itimadını kazanabilsinler. Lakin bu onları tehlikeye sokacak, hikmet ve irfanlarını sönükleştirecek, insaniyetin getirdiği korku, sıkıntı ve yorgunlukla zihinleri bulanacak.” Ama sadece iki kişi öne çıktı. Aulë tarafından seçilen Curumo ve Oromë’nin gönderdiği Alatar. O zaman Manwë Olórin’in nerede olduğunu sordu. Ve Olórin griler içinde seyahatten yeni döndüğü halde Divan’ın kıyısında bir yere geçti ve Manwë’nin ona ne buyurabileceğini sordu. Manwë üçüncü elçi olarak onun gitmesini arzuladığını söyledi (burada Manwë’nin tercihini açıklamak için parantez içinde “Olórin kalan Eldar’ın dostuydu” denmiştir). Ancak Olórin böyle bir vazife için çok zayıf olduğunu ve Sauron’dan korktuğunu belirtti. Bunun gitmesi için daha iyi bir neden olacağını söyledi Manwë ve Olórin’e gitmesini buyurdu (burada “üçüncü” kelimesini içeren okunaksız yazılar var). Ama işte o zaman Varda baktı ve “Üçüncü olarak değil” dedi. Ve Curumo bunu hatırladı.

Not, Curumo’nun Yavanna’nın ricası üzerine Aiwendil’i yanına aldığının ve Alatar’ın da Pallando’yu arkadaşlar olarak aldığının belirtilmesiyle sona eriyor.(6)
Aynı döneme ait karalamaların bir başka sayfasında “Curumo [Saruman] Yavanna’yı memnun etmek için Aiwendil’i [Radagast’ı] almak zorundaydı” denmektedir. Burada aynı zamanda Istari’yi Valar isimleriyle ilişkilendiren bazı kabataslak tablolar mevcut: Olórin, Manwë ve Varda’yla, Curumo Aulë’yle, Aiwendil Yavanna’yla, Alatar Oromë’yle (ama bu yazı Pallando’yu Mandos ve Nienna ile ilişikilendirmektedir).

Az önce aktarılan kısa hikaye ışığında Istari ve Valar arasındaki bu bağlantının anlamı her bir Istar’ın o Vala tarafından yaradılıştan getirdikleri özelliklerine göre seçildiğidir – hatta belki de kendilerini seçen Vala’nın Maiar’ı arasındandı her bir Istar; tıpkı Valaquenta’da Sauron için söylendiği gibi: “Başlangıçta Aulë’nin Maialarından biriydi ve onların ilmini iyi biliyordu” (Silmarillion, sf:39). Curumo’nun (Saruman) Aulë tarafından seçilmiş olması da dikkat çekicidir. Yavanna'nın neden Istari'nin onun yarattığı varlıklara karşı sevgi duymaları için Radagast'ın Saruman'a yoldaşlık etmesini belirgin bir şekilde arzuladığı hakkında hiçbir ipucu yok; ancak Istari hakkında makalede Radagast'ın gönderiliş gayesinin unutup Orta Dünya'da yaşayan vahşi yaratıkların sevdasına düşüp görevini ihmal etmesiyle, onun Yavanna tarafından özellikle seçilmiş olması fikri pek örtüşmemektedir. Dahası hem Istari hakkında makalede hem de Güç Yüzüklerine Dair’de Saruman ilk ve yalnız geliyor. Öte yandan Gandalf’ın Elrond’un Divanı’nda bahsettiğine göre Radagast’ın hoş karşılanmayan yol arkadaşlığının izlerini Saruman’ın onu küçümseyişinde görmek mümkün:


“Boz Radagast!” diye güldü Saruman, artık küçümsemesini gizlemiyordu. “Kuş terbiyecisi Radagast! Saf Radagast! Salak Radagast! Yine de ona biçtiğim rolü oynayacak aklı varmış.”

Istari hakkında makalede Doğu’ya geçen ikisinin Ithryn Luin “Mavi Büyücüler”den başka isimlerinin olmadığı söylense de (tabii ki bu Orta Dünya’nın Batısı’nda bir isimleri olmadığı anlamına geliyor) burada Alatar ve Pallando olarak isimlendirilmişler ve Oromë ile ilişkilendirilmişler; ancak bu ilişkinin sebebi verilmemiş. Bütün Valar arasında Oromë, Orta Dünya’nın uzak kısımları hakkında büyük bilgi sahibi olduğu için ve Mavi Büyücüler o bölgelere seyahat etmek ve orada kalmakla görevlendirildikleri için olabilir (ama bu tamamıyla bir tahmin sadece).

Istari’nin seçimine dair notların Yüzüklerin Efendisi tamamlandıktan sonraki bir tarihe ait olmaları dışında, Istari hakkında makaleyle bağlantısına dair hiçbir kanıt bulamadım.(7)
Istari hakkında, yazılanların hepsinden daha sonrasına ait muhtemelen 1972’de yazılmış, kabataslak ve kısmen anlaşılmaz notlar dışında başka yazı bilmiyorum:


Onların [Istari’nin] hepsinin Maiar olduğunu farz etmeliyiz, yani aynı seviyede olmasalar da bir “meleksi” ırkın üyeleri onlar. Maiar, vücuda gelebilen ve “insansı” (özellikle Elfimsi) şekil alabilen “ruhlar”dı. Saruman’ın Istari’nin reisi olduğu söyleniyordu (örn: bizzat Gandalf tarafından) ki bu Valinor sıralamasında diğerlerinden daha yüksekte olması demekti. Gandalf da açıkça sonrakiydi. Radagast daha güçsüz ve daha az bilge olarak sunulmuştu. Diğer ikisi hakkında Gandalf ve Saruman arasındaki münakaşada Beş Büyücü’ye değinilmesi dışında, basılmış hiçbir yerde bir şey söylenmemiştir. Bu Maiar, Orta Dünya tarihinin can alıcı bir noktasında Valar tarafından, Doğulu ve Güneylilerden sayıca az olan Batı Elfleri’nin direnişini güçlendirmek için gönderildi. Her biri vazifeleri için ellerinden gelen her şeyi yapmakta özgürdü. Merkezi bir güç ve hikmet organı olarak birlikte hareket etmemeleri gerekiyordu veya öyle buyrulmuştu. Ve Valar tarafından farklı güç ve eğilimleri doğrultusunda seçilmişlerdi.

Diğer yazılar sadece Gandalf (Olórin, Mithrandir) ile ilgili. Istari’nin Valar tarafından seçimi hikayesini bulunduğu o ayrı sayfanın arkasında dikkat çekici şu not bulunmaktadır:

Elendil ve Gil-Galad ortaktı; ama bu Elfler ve İnsanlar’ın “Son İttifak”ıydı. Sauron’un uğradığı son bozgunda Elfler çarpışma noktasıyla pek alakalı olmamışlardı. Muhtemelen Legolas da Dokuz Yürüyüşçü’nün sonuncusuydu. Orta Dünya’da yaşayan Eldar’ın en önemlisi olan Galadriel yalnızca hikmet ve iyilikte kuvvetliydi. Mücadelede bir yönetici ve danışman konumunda olup karşı konulamazdı (ruhen ve zihnen) ama cezalandırıcı bir harekette bulunmaktan acizdi. Bütün hadiseleri düşününce Galadriel kendi çapında bir Manwë gibiydi. Yine de Manwë Númenor’un Düşüşü’nden, eski dünyanın kırılmasından, Kutlu Diyarlar’ın “Dünya’nın Daireleri”inden ayrılmasından sonra bile yalnızca bir gözlemci olarak kalmamıştı. Valinor’dan gelen elçilerin Istari (yada Büyücüler) olduğu ve onlar arasında da Gandalf’ın hem hücum hem savunmanın yöneticisi ve koordinatörü olduğu açıktır.

Notlar:

(1) İki Kule Kitap 3 Bölüm 8’de “Saruman birçokları tarafından Ariflerin başı kabul edilirken” diye yazmaktadır. Elrond’un Divanı’nda (Yüzük Kardeşliği Kitap 2 Bölüm 2) Gandalf açıkça şunu söylemektedir: “…Ak Saruman tarikatımızın en ulusudur”

(2) Gri Limanlar’da Cirdan’ın Ateş Yüzüğü’nü Gandalf’a verirken söylediği sözlerin bir başka türlüsü GüçYüzüklerine Dair’de mevcuttur ve Yüzüklerin Efendisi Ek B’deki sözlere çok benzemektedir (Üçünücü Çağ’ın Yılları’nın Öyküsü’nde)

(3) 1958’de yazdığı bir mektupta babam “öteki ikisi” hakkında pek açık şeyler bilmediğini çünkü Orta Dünya’nın Kuzeybatısı’nın tarihiyle alakalarının olmadığını söyler. “Bence” diye yazmış “ uzak bölgelere, Numenor menzilinden çok daha uzaklara, Doğu’ya ve Güney’e elçiler olarak gittiler. Düşman işgalindeki bölgelere misyonerler olarak. Başarılı oldular mı bilmiyorum; ama korkarım ki tıpkı Saruman gibi ama başka şekillerde onlar da olamadılar. Sauron’un düşüşünden daha fazla dayanan gizli kültlerin ve büyü geleneklerinin kurucuları olduklarından şüpheleniyorum.”

(4) Istari’nin isimleri üzerine çok yeni bir notta Radagast’ın Anduin Vadileri İnsanları’nın dilinden geldiği ve “tam olarak çevrilebilir olmadığı” yazmaktadır. Yüzük Kardeşliği’nde (Kitap 2 Bölüm 2) “Radagast’ın Eski Evi” olarak bahsedilen Rhosgobel “Eski Orman Yolu ile Carrock arasındaki ormanda” bulunmaktaydı.

(5)alaquenta’daki Olórin bahsinden anlaşıldığı üzere Istari Maiar’dı çünkü Olórin Gandalf idi.

(6)Curumo, Saruman`ın başka hiçbir yerde geçmeyen Quenya adı olarak anlaşılıyor, Curunír ise Sindarin şekli. Saruman (Kuzey İnsanları’ı arasındaki adı) “hüner, kurnaz, kurnaz aygıt” anlamına gelen Anglo-Sakson searu, saru kelimesini içeriyor. Nevrast’taki Linaewen “kuş gölü” gibi Aiwendil de “kuşların dostu” anlamına gelmelidir. Radagast’ın anlamı için önceki sayfalardaki açıklamalara ve dipnot 4’e bakın. Pallando yazım farkılığı olsa da palantir ve Aldarion’un gemisi Pallaran “Uzakta Gezinen” deki palan “uzak” kelimesini içeriyor olabilir.

(7) 1956’da yazdığı bir mektupta babam “Yüzüklerin Efendisi’nde gerçekte yani kendi düzleminde (İkincil yada yaratım-altı gerçeklikte) olmayan şeylere neredeyse hiç atıf yoktur.” Demiş ve dipnot olarak şunu eklemiş: “Kraliçe Berúthiel’in kedileri ve diğer iki büyücünün (beş eksi Saruman, Gandalf, Radagast) isimleri bütün hatırladıklarım” (Moria’da Aragorn Gandalf için “Zifiri karanlık bir gecede evinin yolunu bulma konusunda Kraliçe Berúthiel’in kedileri bile onunla boy ölçüşemez.” Demiştir (Yüzük Kardeşliği Kitap 2 Bölüm 4)


Aslında Kraliçe Berúthiel’in hikayesi de mevcuttur ama yalnızca çok “eski” bir taslak halinde ve bazı kısımları okunaksız. Gondor’un 12. kralı (Üçüncü Çağ 830-913) “Gemi Kralları”nın ilki ve çocuksuz ilk kral olan Falastur “Kıyıların Efendisi” adıyla taç giyen Tarannon’un alçak, yalnız ve sevgisiz karısıydı. Berúthiel denizin kokusu ve sesinden ve Pelargir’in aşağısında Tarannon’un yaptırdığı “ayakları Ehtir Anduin’in geniş sularının derinliklerindeki kemerlerin üzerindeki” evden nefret ederek Osgiliath’daki Kral’ın Sarayı’nda yaşadı. Yapılan her şeyden, bütün renklerden, özenle işlenmiş süslerden nefret ederdi. Sadece siyah ve gümüşi giyinir, bomboşsalonlarda ve Osgiliath’daki sarayın selvi ve porsuk ağaçları altında şekilsiz heykellerle dolu bahçesinde yaşardı. Dokuz siyah bir de beyaz kedisi vardı. Onun köleleriydiler. Onlarla sohbet eder, onların zihinlerini okur, onları Gondor’un karanlık sırlarını keşfetmeleri için gönderirdi. Böylece “insanların hep saklı kalmasını arzuladıkları” şeyleri bilirdi. Beyaz kediyi siyahların peşinde casusluk yapması için gönderir ve onlara işkence yapardı. Gondor’da kimse onlara dokunmaya cesaret edemezdi. Onlardan korkarlar ve geçtiklerini gördükleri zaman lanet okurlardı. Bu özel yazının devamı çoğunlukla okunaksız ancak sonu dışında: Adı Krallar’ın Kitabı’ndan silinmiş (ama insanların hatıraları kitaplarda kapalı kalmaz ve Kraliçe Berúthiel’in kedileri asla insanların konuşmalarından kaybolmadı) ve kedileriyle birlikte Kral Tarannon tarafından bir gemiye bindirilerek kuzey rüzgarında denize bırakılmış. Gemi son olarak hilalli bir gecede direkucunda ve pruvada gemiaslanı olarak birer kedi bulunduğu halde hızla Umbar’ı geçerken görülmüş."

 
Oturum Aç
Takma isim

Parola

Henüz bir hesabınız yok mu? Yeni bir tane yaratabilirsiniz. Kayıtlı bir kullanıcı olarak tema yöneticisi, yorum yönetimi ve kendi adınızla yazı girişi gibi imkanlardan faydalanabileceksiniz.

İlgili Linkler
· Bitmemiş Öyküler Çevirileri. Hakkında
· Yayınlayan Editör: iarwainbenadar
· Ana Sayfa


Bitmemiş Öyküler Çevirileri. Hakkında en çok okunan :
Galadriel ve Celeborn’a Dair


Yazıcı Dostu Sayfa  Bu Yazıyı bir Arkadaşınıza Gönderin

"Bitmemiş Öyküler: Istari Hakkında - 1" | Oturum Aç/Yeni Hesap Yarat | 15 yorum
Puan
Yorumlar gönderene aittir. İçeriğinden hiçbir şekilde site ve site yönetimi sorumlu tutulamaz.
Re: Istari Hakkında - 1 (Puan: 1)
Gönderen Beldaran Tarih: Haziran 17, 2005 - 15:03:00
(Kullanıcı Bilgisi | Mesaj Gönder)
Eline sağlık Zaman gezgini..Ne kadar uğraştığını biliyorum bunula..Bu proje çok güzel gidiyor..Sonra noterde tasddikeleylim bunu:)


[ Anonim kullanıcı iseniz, lütfen kayıt olun ]

Re: Istari Hakkında - 1 (Puan: 1)
Gönderen iarwain-ben-addar (iarwain@yuzuklerinefendisi.com) Tarih: Haziran 17, 2005 - 14:15:57
(Kullanıcı Bilgisi | Mesaj Gönder) http://www.yuzuklerinefendisi.com
Çok özenli, çok düzenli, çok bilgilendirici, çok keyif verici, kısacası mükemmel olmuş Zaman_Gezgini. Çok teşekkürler.

Not: Affına sığınarak, fazla uzun olduğu için iki parçaya böldüm. :)


[ Anonim kullanıcı iseniz, lütfen kayıt olun ]

  • Berutiel Gönderen Elnaen Tarih: Haziran 17, 2005 - 19:06:44
    • Re: Berutiel Gönderen zaman_gezgini Tarih: Haziran 19, 2005 - 16:47:30
Re: Istari Hakkında - 1 (Puan: 1)
Gönderen Anduril90 Tarih: Haziran 29, 2005 - 23:10:55
(Kullanıcı Bilgisi | Mesaj Gönder)
İstariler en iyi böyle açıklanabilirdi.Eline sağlık


[ Anonim kullanıcı iseniz, lütfen kayıt olun ]

Re: Istari Hakkında - 1 (Puan: 1)
Gönderen anaglareb (utku@yuzuklerinefendisi.com) Tarih: Haziran 19, 2005 - 20:04:09
(Kullanıcı Bilgisi | Mesaj Gönder) http://www.ardalogy.net
Çevirilerin nasıl olması nasıl yapılması nasıl düzenlemesi gerektiğine dair mükemmel bir örnektir. Çok güzel çok bilgilendirici. Eline sağlık...


[ Anonim kullanıcı iseniz, lütfen kayıt olun ]

Re: Istari Hakkında - 1 (Puan: 1)
Gönderen Turambar80 Tarih: Haziran 19, 2005 - 20:39:08
(Kullanıcı Bilgisi | Mesaj Gönder)
Ne diyebilirim ki!!!! Sanki bir üniversitenin, bir profesöre bir konuyu araştırması söylenmiş, profesör de(bu sen oluyosun ;) ) uzun uğraşlar sonucu elde ettiği verileri kurula sunuyomuş gibi....gerçekten mükemmel bir yazı,tebrikleri hakeden bir uğraş...eline beynine ve Orta Dünya sevgine sağlık........


[ Anonim kullanıcı iseniz, lütfen kayıt olun ]

Re: Istari Hakkında - 1 (Puan: 1)
Gönderen Turambar80 Tarih: Haziran 19, 2005 - 20:40:33
(Kullanıcı Bilgisi | Mesaj Gönder)
meraktan çatlamamızı istemiyosan çabucak ikincisini de gönder ;)))))))


[ Anonim kullanıcı iseniz, lütfen kayıt olun ]

Re: Istari Hakkında - 1 (Puan: 1)
Gönderen boo_rock5 Tarih: Haziran 30, 2005 - 20:36:56
(Kullanıcı Bilgisi | Mesaj Gönder)
Sevgili zaman_gezgini kardeşim...Özene bözene hazırlamışsın gerçekten çk iyi ve güzel bir çalışma olmuş...Ayrıca bu gibi önemli bir konuyu daha da aydınlattığın için de ayrı bir teşekkür.....


[ Anonim kullanıcı iseniz, lütfen kayıt olun ]

Re: Istari Hakkında - 1 (Puan: 1)
Gönderen witchking Tarih: Haziran 30, 2005 - 10:42:25
(Kullanıcı Bilgisi | Mesaj Gönder)
eline sağlık...


[ Anonim kullanıcı iseniz, lütfen kayıt olun ]

Re: Istari Hakkında - 1 (Puan: 1)
Gönderen Furcifer Tarih: Haziran 22, 2005 - 00:45:50
(Kullanıcı Bilgisi | Mesaj Gönder)
Bu bilgileri bizlerle paylaştığın için sana çok teşekkür ediyorumbilmediğim birçok şeyi öğrendim.

Yazının devamını da sabırsızlıkla bekliyorum. Saygılar...


[ Anonim kullanıcı iseniz, lütfen kayıt olun ]

Re: Istari Hakkında - 1 (Puan: 1)
Gönderen Niniel (sereia86@hotmail.com) Tarih: Haziran 21, 2005 - 14:58:26
(Kullanıcı Bilgisi | Mesaj Gönder)
Zaman_Gezgini ve bu projede emeği geçen herkesin ellerine sağlık...


[ Anonim kullanıcı iseniz, lütfen kayıt olun ]

Re: Istari Hakkında - 1 (Puan: 1)
Gönderen olorin37 Tarih: Mart 11, 2006 - 21:11:55
(Kullanıcı Bilgisi | Mesaj Gönder)
zaman gezgini kardeşim, süper bi çalışma olmuş.Kim bilir ne kadar uğraştın bunla.Mütiş olmuş. Sadece şunu sormak istiyorum. Bu bilgilere nasıl ulaştın??? Bu bilgilere ulaşma yolunu bnlede paylaşırsan minnettar olurum !


[ Anonim kullanıcı iseniz, lütfen kayıt olun ]

Re: Istari Hakkında - 1 (Puan: 1)
Gönderen siyahgiyenadam Tarih: Mayıs 04, 2006 - 22:27:20
(Kullanıcı Bilgisi | Mesaj Gönder)
saol arkadşım okudum ve hayran kaldım yüreğine emğine sağlık...biliyormusun bu kitapla ilgili her ayrıntı insana zevk veriyor...

saygılarımla...


[ Anonim kullanıcı iseniz, lütfen kayıt olun ]

Bu site filmin, kitapların, veya yazarın resmi sitesi değildir.Tamamen Türk yüzük dostları tarafından hazırlanan konu odaklı bilgi, haber, düşünce ve materyal paylaşımını amaçlayan bir fan sitesidir.
Sayfada yer alanlar ancak izin alınarak ve kaynak gösterilerek kullanılabilir.
Lord of The Rings - Turkish Fan Site
yuzuklerinefendisi.com / 2001 - 2012